“Ahzab” Grup­lar, Kabi­le­ler Anlamındadır..

Tef­sir Riva­yete Göre Ahzab sure­si­nin iniş sebebi:

Medine döne­minde inmiş­tir. 73 âyet­tir. Sûre, adını 20 ve 22. âyet­lerde geçen “el-Ahzâb” keli­me­sin­den almış­tır. Ahzâb, grup­lar, demek­tir. Sûrede baş­lıca Hen­dek ve Benî Kureyza savaş­ları ile aile haya­tına dair bazı hüküm­ler konu edilmektedir.

( Ayet 4, ) Allah, hiç­bir ada­mın içine iki kalp koy­ma­mış­tır. Ken­di­le­rine zıhâr

Zıhâr”, bir kim­se­nin eşine, “Sen bana ana­mın sırtı gibi­sin” demek sûre­tiyle onu ken­di­sine haram kıl­ması demek­tir. Cahi­liye döne­minde zıhar yap­mak, kadını koca­sına ebe­di­yen haram kılardı. İslâm ise kefa­ret uygu­la­ma­sıyla bu haram­lı­ğın orta­dan kal­ka­cağı hük­münü getirdi. Kefa­ret uygu­la­ma­sı­nın nasıl yapı­la­cağı Müca­dele sûre­si­nin 2–4. âyet­le­rinde açıklanmaktadır.

( Ayet 4. ) yap­tı­ğı­nız eşle­ri­nizi de anne­le­ri­niz yap­ma­mış­tır. Yine evlat­lık­la­rı­nızı da öz çocuk­la­rı­nız (gibi) kıl­ma­mış­tır. Bu sizin ağız­la­rı­nızla söy­le­di­ği­niz (fakat ger­çek­liği olma­yan) sözü­nüz­dür. Allah ise ger­çeği söy­ler ve doğru yola iletir.

Cahi­liye Arap­ları evlat­lık­la­rını öz çocuk­ları gibi kabul eder­lerdi. Evlat­lık­lar, asıl baba­sı­nın adıyla değil, evlat edi­ne­nin adıyla anı­lır ve onun mira­sın­dan öz çocuğu gibi pay alırdı. Âyet­ler söz konusu bu uygu­la­mayı kaldırmaktadır.

( Ayet 6. ) Pey­gam­ber, mü’minlere kendi can­la­rın­dan daha önce gelir. Onun eşleri de mü’minlerin ana­la­rı­dır. Ara­la­rında akra­ba­lık bağı olan­lar, Allah’ın Kita­bına göre, (miras konu­sunda) bir­bir­leri için (diğer) mü’minlerden ve muha­cir­ler­den daha önce­lik­li­dir­ler. Ancak dost­la­rı­nıza bir iyi­lik yap­ma­nız başka. Bu (hüküm) Kitap’ta yazılıdır.

Hic­ret­ten sonra müs­lü­man­lar din kar­deş­leri ola­rak bir­bir­le­rine varis olu­yor­lardı. Bu âyette, vera­set sebe­bi­nin akra­ba­lık olduğu, din kar­deş­li­ği­nin miras sebebi olmak­tan çıka­rıl­dığı ifade edilmektedir.7. Hani biz pey­gam­ber­ler­den sağ­lam söz almış­tık. Sen­den, Nûh’tan, İbra­him, Mûsâ ve Mer­yem oğlu İsa’dan da. Evet biz onlar­dan sapa sağ­lam bir söz almıştık.

( Ayet 9. ) Ey iman eden­ler! Allah’ın size olan nime­tini hatır­la­yın. Hani (düş­man) ordu­lar üze­ri­nize gel­mişti de biz onla­rın üze­rine bir rüz­gar ve göre­me­di­ği­niz ordu­lar gön­der­miş­tik. Allah yap­tık­la­rı­nızı hak­kıyla görmektedir.

Bu âyet ve deva­mında Hen­dek Sava­şın­dan söz edil­mek­te­dir. Kureyş kabi­lesi ve müt­te­fik­leri Medine’yi kuşat­mış­lar, müs­lü­man­lar da savunma ama­cıyla şeh­rin stra­te­jik bir yerine hen­dek kaz­mış­lardı. Niha­yet bir gece şid­detli esen bir fır­tına sonu­cunda düş­man bozu­la­rak çekil­mek zorunda kalmıştı.

( Ayet 28. ) Ey Pey­gam­ber! Hanım­la­rına de ki, “Eğer dünya haya­tını ve onun süsünü isti­yor­sa­nız, gelin size mut’a vere­yim ve sizi güzelce bırakayım.”

Mut’a, koca tara­fın­dan, boşa­dığı eşine veri­len para ya da mal­dır. Konu ile ilgili ola­rak ayrıca bu sûre­nin 49. âye­tine bakınız.

( Ayet 37. ) Hani sen Allah’ın ken­di­sine nimet ver­diği, senin de (azat etmek sure­tiyle) iyi­likte bulun­du­ğun kim­seye, “Eşini nika­hında tut (onu boşama) ve Allah’tan sakın” diyor­dun. İçinde, Allah’ın ortaya çıka­ra­cağı bir şeyi giz­li­yor ve insan­lar­dan çeki­ni­yor­dun. Oysa ken­di­sin­den çekin­mene Allah daha layıktı. Zeyd eşin­den yana iste­ğini yerine geti­rince (eşini boşa­yınca), onu seninle evlen­dir­dik ki, eşle­rin­den yana istek­le­rini yerine getir­dik­le­rinde (onları boşa­dık­la­rında), evlat­lık­la­rı­nın eşle­riyle evlen­me­leri konu­sunda mü’minlere bir zor­luk olma­sın. Allah’ın emri mut­laka yerine getirilmiştir.

Bu âyette adı geçen Zeyd, Hz. Peygamber’in köle­lik­ten azat ede­rek evlat edin­miş olduğu Zeyd b. Hârise’dir. Hz. Pey­gam­ber onu hala­sı­nın kızı Zey­nep ile evlen­dir­mişti. Ancak ara­la­rında baş­la­yan geçim­siz­lik sebe­biyle Zeyd Hz. Peygamber’e gele­rek eşini boşa­mak iste­di­ğini söy­lü­yordu. Hz. Pey­gam­ber bu boşan­ma­nın uygun ola­ca­ğını düşün­mekle bera­ber dedi­kodu çık­ma­sın­dan çekin­diği için Zeyd’e, eşini boşa­ma­ma­sını söy­lü­yordu. Ancak daha sonra Zeyd eşini boşa­mıştı. Bu boşa­ma­dan sonra Allah, Zeyneb’i Hz. Peygamber’e eş yap­mıştı. O güne kadar Arap­lar evlat edin­dik­leri kim­seyi öz evlat­la­rıyla bir tutu­yor­lar, onla­rın boşa­dık­ları eşle­riyle evlen­mi­yor­lardı. Bu uygu­lama Arap­la­rın bu âde­tini orta­dan kaldırmıştır.

( Ayet 49. ) Ey iman eden­ler! Mü’min kadın­ları nikah­la­yıp, sonra onlara dokun­ma­dan (cin­sel iliş­kide bulun­ma­dan) ken­di­le­rini boşa­dı­ğı­nızda, onlar üze­rinde sizin saya­ca­ğı­nız bir iddet hak­kı­nız yok­tur. Bu durumda onlara mut’a verin ve ken­di­le­rini güzel bir şekilde bırakın.

Mut’a, koca tara­fın­dan, boşa­dığı eşine veri­len para veya mal­dır. Konu ile ilgili ola­rak ayrıca bu sûre­nin 28. âye­tine bakınız.

( Ayet 56. ) Şüp­he­siz Allah ve melek­leri Peygamber’e salât edi­yor­lar. Ey iman eden­ler! Siz de ona salât edin, selam edin.

Pey­gam­bere Allah’ın salât etmesi, rah­met etmesi; melek­le­rin salât etmesi, şanı­nın yücel­til­me­sini dile­me­leri; mümin­le­rin salat etmesi ise, dua etme­leri anla­mını ifade eder.

( Ayet 57. ) Şüp­he­siz Allah ve Resü­lünü inci­ten­lere, Allah dünya ve ahi­rette lanet etmiş ve onlara aşa­ğı­la­yıcı bir azap hazırlamıştır.

Allah’ı incitme ifa­desi mecâzî bir kul­la­nım­dır. Allah’ın hoş­nut olma­ya­cağı işler yap­mak, Allah’a uygun düş­me­yecek nite­le­me­lerde bulun­mak demektir.

( Ayet 72. ) Şüp­he­siz biz ema­neti gök­lere, yere ve dağ­lara tek­lif ettik de onlar onu yük­len­mek iste­me­di­ler, ondan çekin­di­ler. Onu insan yük­lendi. Çünkü o çok zalim­dir, çok cahildir.

İnsa­nın yük­len­diği ema­net, başta akıl, irade ve ira­deyi ser­bestçe kul­lan­ma­nın gerek­tir­diği sorum­lu­luk­lar­dır. İnsan, iyi ve kötü ara­sında seçim yapa­bilme yete­ne­ğini olumlu yönde kul­lan­ma­dığı zaman, hem ken­dine hem de çev­re­sine zul­met­miş ve ceha­lete düş­müş olur. Âyette insan türü­nün bir özel­li­ğine dik­kat çeki­le­rek onun genelde ema­nete riayet konu­sunda vefa­sız­lık gös­ter­meye yat­kın oldu­ğuna işa­ret edilmektedir.

Ahzab Sure­si­nin Meali; Ulu­dağ üni­ver­si­tesi islam Hukuku öğre­tim üyesi Prof . Dr. Hamdi DÖNDÜREN tara­fın­dan hazır­lan­mış­tır ve Ahmed Deniz tara­fın­dan oku­nup ses­len­di­ril­miş­tir. Oku­du­ğu­nuz Tef­sir Riva­yet bölümü Diya­net işleri baş­kan­lığı site­sin­den alın­mış­tır. Sesli Ahzab sure­sini mp3 for­ma­tında Cep tele­fo­nu­nuza indi­re­bi­lir ayrıca Görün­tülü vide­osunu da bedava bil­gi­sa­ya­rı­nıza indirebilirsiniz. Cep Tele­fo­nuna MP3 For­ma­tında ücret­siz 22. Cüz indir.indir mp3 Ahzab Suresi Meali Bil­gi­sa­yar için kali­teli bedava 22. Cüz indir.indir mp3 Ahzab Suresi Meali

 

Bir Cevap Yazın

Name (*)

E-mail (*)

URI

Message

Kur'an-ı Kerim Mealini Nüzul (Vahiy , indiriliş) Sırasına göre Tek Seferde Eksiksiz Dinle.

Gelişmiş Rastgele Yazılar

Tags

Archives