“Enbiya” Peygamberler anlamındadır..

Tefsir Rivayete Göre Enbiya suresinin iniş sebebi:

Mekke döneminde inmiştir. 112 âyettir. “Enbiya”, peygamberler demektir. Sûre, temel konu olarak peygamberlerden, onların tevhit davası uğrunda verdikleri mücadelelerden bahsettiği için bu adı almıştır

( Ayet 37, ) İnsan çok aceleci (tezcanlı) yaratılmıştır. Size yakında âyetlerimi göstereceğim.

Buradaki âyetlerden maksat İslâm’ı inkar edenlerin yakında görecekleri cezalar veya Allah’ın varlık ve birliğini gösteren ve zamanla ortaya çıkacak olan apaçık delillerdir.

( Ayet 48,  )  Andolsun, biz Mûsâ ile Hârûn’a, Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için o Furkân’ı (Tevrat’ı) bir ışık ve öğüt olarak verdik.

Furkân, hak ile batılı birbirinden ayıran demektir.

( Ayet 58.  )  Derken (İbrahim) belki kendisine başvururlar diye içlerinden bir büyüğü bırakarak onları (putları) paramparça etti.

İbrahim, putların hepsini baltayla kırarak baltayı, ilişmediği büyük putun omzuna asmıştı. Bir bayram şenliğine giden halk dönüşte putların kırılmış olduğunu gördüler. İbrahim’in bütün tehlikeyi göze alarak putları kırmasındaki amacı; halka, kendilerini bile korumaya güçleri yetmeyen putların, onlara tapınanlara hiçbir yarar sağlamayacağını canlı bir şekilde anlatmaktı.

( Ayet 71.  )  Onu Lût ile beraber kurtarıp, içinde âlemler için bereketler kıldığımız yere ulaştırdık.

Tefsir bilginlerinin ifadesine göre bu iki peygamber Şam’dan yola çıkmışlar, İbrahim Filistin’e, Lût da buraya bir günlük mesafede bulunan Mu’tefike’ye yerleşmişti.

( Ayet 78.  )  Dâvûd ile Süleyman’ı da hatırla. Hani bir ekin tarlası hakkında hüküm veriyorlardı. Çünkü halkın koyunları o ekine girmişti. Biz de hükümlerine şahit olmuştuk.

Tefsir kaynaklarında belirtildiğine göre, bu olayda Hz.Davud, koyunların ekin sahibine verilerek zararın tazmin edilmesine hükmetmiş, Hz.Süleyman ise koyunların geliriyle zararın tazmininin her iki taraf için daha uygun düşeceği yolunda hüküm vermişti.

( Ayet 79.  ) Biz hüküm vermeyi Süleyman’a kavratmıştık. Zaten her birine hükümranlık ve ilim vermiştik. Dâvûd ile birlikte, Allah’ı tespih etmeleri için dağları ve kuşları onun emrine verdik. Bunları yapan biz idik.

Kur’an-ı Kerim, her şeyin insanın hizmetine sunulduğunu pek çok âyette ifade etmektedir. Bu konu ile ilgili olarak bakınız: Ra’d sûresi, âyet, 2; İbrahim sûresi, âyet, 32,33; Nahl sûresi, âyet, 12,14; Hac sûresi, âyet, 65; Sâd sûresi, âyet, 18, 36.

( Ayet 87.  ) Zünnûn’u da hatırla.

Zünnûn, balık sahibi demektir. Burada Hz. Yûnus’u ifade etmektedir. Yûnus, peygamber olarak gönderildiği kavminin yola gelmemesi üzerine Allah Teâlâ’nın henüz bir izni olmadan kavmini bırakarak ayrılıp gitti ve bir gemiye bindi. Geminin yürümemesi veya batma tehlikesi geçirmesi gibi bir nedenle yolculardan birisinin denize atılması gerekti. Kur’a çektiler, Yûnus’a çıktı ve denize atıldı. Denizde kendisini bir balık yuttu. Bir süre balığın karnında Allah’a dua eden Yûnus’u balık sahile attı.

( Ayet 105.  ) Andolsun, Zikir’den (Tevrat’tan) sonra Zebûr’da da, “Yere muhakkak benim iyi kullarım varis olacaktır” diye yazmıştık.

Zebur, Hz. Davud’a indirilen ilahi kitap yahut da Peygamberlere indirilen ilahi kitapların genel adıdır.

Enbiya Suresinin Meali; Uludağ üniversitesi islam Hukuku öğretim üyesi Prof . Dr. Hamdi DÖNDÜREN tarafından hazırlanmıştır ve Ahmed Deniz tarafından okunup seslendirilmiştir. Okuduğunuz Tefsir Rivayet bölümü Diyanet işleri başkanlığı sitesinden alınmıştır. Sesli Enbiya suresini mp3 formatında Cep telefonunuza indirebilir ayrıca Görüntülü videosunu da bedava bilgisayarınıza indirebilirsiniz. Cep Telefonu için MP3 Formatında ücretsiz 17. Cüz indir. Bilgisayar için kaliteli Formatta bedava 17. Cüz indir.

 

none