“Rum” Bizanslılar Anlamındadır..

Tefsir Rivayete Göre Rum suresinin iniş sebebi:

Mekke döneminde inmiştir. 60 âyettir. Sûre adını, ikinci âyette geçen “er-Rûm” kelimesinden almıştır. Sûrede başlıca kıyametin hallerinden, Allah’ın kudretine ve birliğine delalet eden kevnî meseleler ile Kureyş kabilesinin İslâm’a karşı olumsuz tutumu konu edilmiştir.

( Ayet 1. ) Elif Lâm Mîm.

Bu harflerle ilgili olarak Bakara sûresinin ilk âyetinin dipnotuna bakınız.

( Ayet 2, 3, 4, 5. ) Rumlar, yakın bir yerde yenilgiye uğratıldılar. Onlar yenilgilerinden sonra birkaç yıl içinde galip geleceklerdir. Önce de, sonra da emir Allah’ındır. O gün Allah’ın (Rumlara) zafer vermesiyle mü’minler sevinecektir. Allah dilediğine yardım eder. O, mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.

Hz. Muhammed’e peygamberlik verildiği sırada dönemin iki süper gücünden İranlılar, Rumlara (Bizans’a) savaşta galip gelmişlerdi. Kendileri gibi putperest olan İranlıların galip gelmesine sevinen Mekkeli müşrikler, kendilerinin de müslümanlara karşı galip geleceğini söylemişlerdi. Âyetler bu olaya ve daha sonra Bizans’ın İranlılara karşı galip geleceğine işaret etmektedir. Gerçekten de birkaç yıl sonra Müslümanlar Bedir zaferini kazandıkları gün, Bizansın İranlılara karşı galip geldiğini duymuşlar, hem kendi zaferlerine hem de kitap ehli olan Bizansın zaferine sevinmişlerdi.

( Ayet 17. )  Öyle ise akşama girdiğinizde, sabaha kavuştuğunuzda, Allah’ı tespih edin.

Tefsir bilginleri, âyetteki “tespih etme”yi namaz ile; “akşama girme”yi, akşam ve yatsı vakitleriyle, “sabaha kavuşma”yı ise sabah vaktiyle; 18. âyetteki “gündüzün sonu”nu, ikindi vakti ile, “öğle vaktine girme”yi de öğle vakti ile açıklamışlardır.

( Ayet 27, ) O, başlangıçta yaratmayı yapan, sonra onu tekrarlayacak olandır. Bu O’na göre (ilk yaratmadan) daha kolaydır.

Allah için zorluk, ya da kolaylık söz konusu değildir. Buradaki ifade, insan mantığına göre bir şeyi yoktan ortaya çıkarmanın, onu tekrarlamaktan daha zor oluşunu yansıtmaktadır.

( Ayet 30, ) Hakka yönelen bir kimse olarak yüzünü dine çevir.  Allah’ın insanları üzerinde yarattığı fıtrata

Fıtrat; insanların yaratılıştan getirdiği tevhide yönelme özelliği demektir.

( Ayet 30, ) sımsıkı tutun. Allah’ın yaratmasında hiçbir değiştirme yoktur.İşte bu dosdoğru dindir. Fakat insanların çoğu bilmezler.

Meâlde “Allah’ın yaratmasında hiçbir değiştirme yoktur” şeklinde yansıtılan hüküm ifadesini “Allah’ın yarattığını bozmaya, değiştirmeye çalışmak doğru ve sağlıklı değildir” manasında anlamak mümkün olduğu gibi “Allah’ın yaratmasında hiçbir değiştirme yapılamaz” tarzında da anlamak mümkündür. Buna göre, ilk manada Allah’ın insanı üzerinde yarattığı fıtrata aykırı hareket etmeye kalkmanın, bu fıtratı bozmaya çalışmanın asla doğru ve sağlıklı olmayacağı, böylesi tutum ve davranışların acı sonuçlar doğuracağı, fıtratın değiştirilmesi ve bozulması halinde ortaya çıkacak kötü sonuçlara katlanılmak zorunda kalınacağı; ikincisinde ise Allah’ın tabiata yerleştirdiği birtakım değişmez tabii kanunlar gibi insan fıtratına da değişmez bazı kanunlar yerleştirdiği, bunu kimsenin değiştiremeyeceği, fıtratı bozulmamış her insanda bu kanunların kendini hissettireceği vurgulanmış olmaktadır.

( Ayet 41. )  İnsanların kendi işledikleri (kötülükler) sebebiyle karada ve denizde bozulma ortaya çıkmıştır. Dönmeleri için Allah, yaptıklarının bazı (kötü) sonuçlarını (dünyada) onlara tattıracaktır.

Yeryüzü, üzerinde taşıdığı sayısız nimetler ve güzelliklerle insana emanet edilmiştir. Bu emanete, ancak onun tabii dengesini koruyarak riâyet edilebilir. Halbuki insan eliyle yeryüzünün tabii dengesi bozulmaya başlamıştır. Teknolojik gelişmelerin ortaya çıkardığı çevre sorunları, sanayi atıkları ekolojik dengeyi bozmaktadır. Bunun sonucunda toprak, su ve hava kirlenmekte ve zehirlenmekte, nice hayvan ve bitki türleri yok olup gitmektedir. Hatta bu bozulmanın genetik bozulmaya bile yol açması söz konusudur. Buna bir de sosyal hayattaki bozulma eklenince insanın, Allah’ın koyduğu değerleri dikkate almamasının acı faturası ortaya çıkmaktadır. Âyette yeryüzünün bu şekilde bozulmasına sebeb olan insanın, bunun acı sonuçlarının bir kısmını dünyada tadacağına, asıl cezasının ise ahirette olacağına işaret edilmektedir. İnsanın yapıp ettikleri sonucu karada ve denizlerde ortaya çıkan bu bozulmaya asırlarca önce işaret edilmiş olması dikkat çekici değil midir?

Rum Suresinin Meali; Uludağ üniversitesi islam Hukuku öğretim üyesi Prof . Dr. Hamdi DÖNDÜREN tarafından hazırlanmıştır ve Ahmed Deniz tarafından okunup seslendirilmiştir. Okuduğunuz Tefsir Rivayet bölümü Diyanet işleri başkanlığı sitesinden alınmıştır. Sesli Rum suresini mp3 formatında Cep telefonunuza indirebilir ayrıca Görüntülü videosunu da bedava bilgisayarınıza indirebilirsiniz. Cep Telefonuna MP3 Formatında ücretsiz 21. Cüz indir. Bilgisayar için kaliteli bedava 21. Cüz indir.

 

none