“Yunus” Hz. Yunus Peygamber anlamındadır..

Tefsir Rivayete Göre Yunus suresinin iniş sebebi: Continue reading “Yunus Suresi Mali” »

yorum yaz

“Hud” Hz. Hûd Peygamber anlamındadır..

Tefsir Rivayete Göre Hud suresinin iniş sebebi: Continue reading “Hud Suresi Meali” »

yorum yaz

“Yusuf” Hz. Yusuf anlamındadır..

Tefsir Rivayete Göre yusuf suresinin iniş sebebi: Continue reading “Yusuf Suresi Meali” »

3 com



“Ra’d” Gök gürültüsü anlamındadır..

Tefsir Rivayete Göre Ra’d suresinin iniş sebebi: Continue reading “Ra’d Suresi Meali” »

yorum yaz

“İbrahim” Hz. İbrahim anlamındadır..

Tefsir Rivayete Göre İbrahim suresinin iniş sebebi: Continue reading “İbrahim Suresi Meali” »

yorum yaz

“Hicr” Yer Adı anlamındadır..

Tefsir Rivayete Göre Hicr suresinin iniş sebebi: Continue reading “Hicr Suresi Meali” »

yorum yaz

“Nahl” Bal Arısı anlamındadır..

Tefsir Rivayete Göre Nahl suresinin iniş sebebi:

Mekke döneminde inmiştir. 128 âyettir. Sûre, adını 68. âyette geçen “en-Nahl” kelimesinden almıştır. “en-Nahl” bal arısı demektir. Sûrede başlıca, kâinatta Allah’ın varlığını ve birliğini gösteren deliller, vahiy, öldükten sonra dirilme gibi konular yer almaktadır.

( Ayet 9. ) Doğru yolu göstermek Allah’a aittir. Yolun eğrisi de vardır. Allah dileseydi hepinizi doğru yola iletirdi.

Âyetin bu cümlesi, “Bu doğru yoldan sapanlar da vardır” şeklinde de tercüme edilebilir.

( Ayet 36. )  Andolsun biz, her ümmete, “Allah’a kulluk edin, tâğûttan

Yani her insan yaptığı işten sorumludur.

( Ayet 43. )  Senden önce de ancak, kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun.

Âyetin son cümlesi, “Bilmiyorsanız Kitap ehline sorun” şeklinde de tercüme edilebilir.

( Ayet 98. ) Kur’an okuduğun zaman, kovulmuş şeytandan Allah’a sığın.

Âyette sözü edilen Allah’a sığınma, “Eûzübillâhimineşşeytânirracîm” diyerek yapılır. 

( Ayet 103. )  Andolsunki biz onların, “Kur’an’ı ona bir insan öğretiyor” dediklerini biliyoruz. İma ettikleri kimsenin dili yabancıdır. Bu Kur’an ise gayet açık bir Arapça’dır.

Müşrikler, Kur’an’ın Allah tarafından indirilmiş olduğunu inkar ediyorlar ve okuma yazma bilmeyen Hz. Peygamberin de böyle son derece yüksek edebî yapıya sahip olan Kur’anı yazmış olacağına da ihtimal vermiyorlar, olsa olsa onu Arap olmayan birinden öğrenmiş olabileceğini iddia ediyorlardı. Bu âyette bu tür iddialara cevap verilmektedir.

( Ayet 115. ) Allah size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah’tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın yemek zorunda kalırsa şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Yenmesi yasaklanan şeylerle ilgili olarak ayrıca bakınız: Bakara Sûresi, âyet, 173.

( Ayet 119. ) Sonra, şüphesiz ki Rabbin; cahillik sebebiyle kötülük yapan, sonra bunun ardından tövbe eden ve durumunu düzeltenlerden yanadır. Şüphesiz Rabbin bundan sonra da elbette çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Tövbe ile ilgili olarak ayrıca bakınız: Nisâ Sûresi âyet, 17-18

Nahl Suresinin Meali; Uludağ üniversitesi islam Hukuku öğretim üyesi Prof . Dr. Hamdi DÖNDÜREN tarafından hazırlanmıştır ve Ahmed Deniz tarafından okunup seslendirilmiştir. Okuduğunuz Tefsir Rivayet bölümü Diyanet işleri başkanlığı sitesinden alınmıştır. Sesli Nahl suresini mp3 formatında Cep telefonunuza indirebilir ayrıca Görüntülü videosunu da bedava bilgisayarınıza indirebilirsiniz. Cep Telefonu için MP3 Formatında ücretsiz 14. Cüz indir. Bilgisayar için kaliteli Formatta bedava 14. Cüz indir.

 

yorum yaz


“İsra” Gece Yürüyüşü anlamındadır..

Tefsir Rivayete Göre Kehf suresinin iniş sebebi:

26,32,33 ve 57. âyetler ile 73-80. âyetler Medine döneminde, diğerleri Mekke döneminde inmiştir. 111 âyettir. Sûre, adını ilk âyetin konusu olan “İsrâ” olayından almıştır. “Geceleyin yürütmek” anlamına gelen “İsrâ”, Mîrac yolculuğunda, Hz. Peygamberin bir gece, Mekke’den Kudüs’e götürülmesini ifade eder. Sûrenin diğer bir adı da “Benî İsrâil Sûresi”dir.

( Ayet 1. ) Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz o, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

İsrâ ve Mîrac, Peygamberimizin mucizelerindendir. Hicretten bir buçuk yıl kadar önce vuku bulmuştur. Hz. Peygamber bir gece Kâbe’nin çevresinde uyku ile uyanıklılık arası bir durumda iken Cebrail gelmiş onu Burak adlı, -bizce mahiyeti bilinmeyen- bir binite bindirerek, önce Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya götürmüş, oradan da göklere yükseltmiş “Sidretü’l-Müntehâ” denilen en üst makama ulaştırmıştır. Hz. Peygamber bu makamı da geçerek Cenabı Hakk’ın huzuruna erişmiştir. Mucizeler tabiat kanunlarının dışında cereyan eden harikulade olaylardır. Bu sebeple, onları aklî ölçüler içinde değerlendirmek doğru olmaz.

( Ayet 2. )  Her insanın amelini boynuna yükledik.

Yani her insan yaptığı işten sorumludur.

( Ayet 15.  )  Kim doğru yolu bulmuşsa, ancak kendisi için bulmuştur; kim de sapıtmışsa kendi aleyhine sapıtmıştır. Hiçbir günahkâr, başka bir günahkârın günah yükünü yüklenmez. Biz, bir peygamber göndermedikçe azap edici değiliz.

Âyet hıristiyanların, “İsa insanların günahını yüklenmiş ve bu günahın cezasını kanıyla ödemiştir” şeklindeki inancını iptal etmektedir. Âyette ayrıca suçun şahsiliğine de işaret vardır.

( Ayet 16.  )Biz bir memleketi helâk etmek istediğimizde, onun refah içinde yaşayan şımarık elebaşlarına (itaati) emrederiz de

Âyetin bu kısmı “… şımarık ileri gelenlerini başlarına getiririz de…” şeklinde de tercüme edilebilir.

( Ayet 28.  )  Eğer Rabbinden umduğun bir rahmeti istemek için onlardan yüz çevirecek olursan, o zaman onlara yumuşak bir söz söyle.

Yoksul sahabiler Hz. Peygamberin yardımı ile geçinirlerdi. Resûlüllah bazen onlara verecek bir şey bulamadığından çok üzülür, mahcubiyetinden dolayı yüzünü başka tarafa çevirirdi. Bu âyet-i kerimede, Hz. Peygamber’e, onlara bir şeyler verecek durumda olmadığında, hiç olmazsa yumuşak sözlerle gönüllerini alması gerektiği hatırlatılmıştır.

( Ayet 29.  ) Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma. Sonra kınanır ve çaresiz kalırsın

Bu ayet genellikle kelime kelime, “Elini boynuna bağlama, onu büsbütün de açma” şeklinde tercüme edilmektedir. “Elini boynuna bağlamak” ve “Elini büsbütün açmak” Arap dilinde “cimrilik etmek” ve “müsrif olmak” anlamlarında birer deyimdir. Biz âyeti, kelime kelime tercüme yerine, dilimizde bu anlamları ifade eden iki deyim ile tercüme etmeyi tercih ettik.

( Ayet 40.  ) Rabbiniz erkek çocukları size seçip-ayırdı da kendisine meleklerden kız çocukları mı edindi? Gerçekten çok büyük bir söz söylüyorsunuz

Âyette, Allah’ın çocuk sahibi olduğu şeklindeki yanlış inanç reddedilmektedir.

( Ayet 42.  ) De ki: “Eğer onların iddia ettiği gibi, Allah’la beraber (başka) ilahlar olsaydı, o zaman o ilahlar da arşın sahibine ulaşmak için elbette bir yol ararlardı.

Âyetin son cümlesi şu şekilde de tercüme edilebilir: “… o takdirde o ilahlar, arşın sahibi olan Allah’a üstün gelmek için çareler ararlardı.”

( Ayet 46.  )  Kur’an’ı anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler, kulaklarına da ağırlık koyarız. Kur’an’da (ibadete layık ilah olarak) sadece Rabbini andığın zaman arkalarına dönüp kaçarlar.

Aynı konuyla ilgili olarak bakınız: En’âm sûresi, âyet, 25.

( Ayet 55.  )  Hem Rabbin göklerde ve yerde kim varsa daha iyi bilir. Andolsun, peygamberlerin bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. Dâvûd’a da Zebûr’u verdik.

Peygamberler arasındaki bu üstünlük farkı maddi açıdan değil, manevi değerler ve yüce kabiliyetlere sahip olma yönündendir. Hatta, Hz. Dâvûd’un ulaştığı şeref, kendisine verilen mülk ve saltanatla olmayıp, Zebûr’un vahyedilmesiyledir.

( Ayet 58.  ) Ne kadar memleket varsa hepsini kıyamet gününden önce ya helak edeceğiz, ya da şiddetli bir azapla cezalandıracağız. İşte bu, Kitap’ta (Levh-i Mahfuz’da) yazılmış bulunuyor.

Toplumların tabii ömürlerini tüketip yok olmaları da “helâk” kavramı içinde değerlendirilmelidir.

( Ayet 60.  ) Hani sana, “Muhakkak Rabbin, insanları çepeçevre kuşatmıştır” demiştik. Sana gösterdiğimiz o rüyayı da, Kur’an’da lanetlenmiş bulunan o ağacı da sırf insanları sınamak için vesile yaptık. Biz onları korkutuyoruz. Fakat bu, sadece onların büyük azgınlıklarını (daha da) artırdı.

Burada ifade edilen “rüya”dan maksat, Hz. Peygamberin Mîrac gecesindeki müşahedeleridir. Bu müşahedeler gece vakti meydana geldiği için rüya kelimesiyle anlatılmıştır. Kur’an’da lanetlenmiş bulunan ağaç da, cehennemdeki “zakkum” ağacıdır.

( Ayet 71.  ) Bütün insanları kendi önderleriyle birlikte çağıracağımız günü hatırla. (O gün) her kime kitabı sağından verilirse işte onlar kitaplarını okurlar ve kıl kadar haksızlığa uğratılmazlar.

Âyette sözü edilen bu kitap, aynı sûrenin 13 ve 14. âyetlerinde söz konusu edilen, amellerin yazıldığı kitaptır.

( Ayet 78.  ) Güneşin zevalinden (öğle vaktinde Batı’ya kaymasından) gecenin karanlığına kadar (belli vakitlerde) namazı kıl. Bir de sabah namazını kıl. Çünkü sabah namazı şahitlidir.

Bu âyette, “güneşin zevali”, öğle ve ikindi namazlarının, “gecenin karanlığı” da akşam ve yatsı namazlarının vaktine işaret etmektedir. “Fecr” kelimesi ise sabah namazının vaktini belirtmektedir. Tefsir bilginlerinin ifadesine göre sabah namazının şahitli oluşu, gece ve gündüz meleklerinin bu namazın kılınışında hazır bulunmaları demektir.

( Ayet 101.  ) Andolsun, biz Mûsâ’ya apaçık dokuz mucize verdik. İsrailoğullarına sor (sana anlatsınlar): Hani Mûsâ onlara gelmiş ve Firavun da ona, “Ben senin kesinlikle büyülendiğini zannediyorum ey Mûsâ!” demişti.

Hz. Mûsâ’ya verilen dokuz mucizenin yılana dönüşen asa, elinin bembeyaz kesilmesi, çekirge, ekin biti, kurbağa, kan, taştan su fışkırması, denizin yarılması ve Tûr dağının İsrailoğullarını korkutması olduğu rivayet edilmiştir.

İsra Suresinin Meali; Uludağ üniversitesi islam Hukuku öğretim üyesi Prof . Dr. Hamdi DÖNDÜREN tarafından hazırlanmıştır ve Ahmed Deniz tarafından okunup seslendirilmiştir. Okuduğunuz Tefsir Rivayet bölümü Diyanet işleri başkanlığı sitesinden alınmıştır. Sesli İsra suresini mp3 formatında Cep telefonunuza indirebilir ayrıca Görüntülü videosunu da bedava bilgisayarınıza indirebilirsiniz. Cep Telefonu için MP3 Formatında ücretsiz 15. Cüz indir. Bilgisayar için kaliteli Formatta bedava 15. Cüz indir.

 

yorum yaz

“Kehf” Mağara anlamındadır..

Tefsir Rivayete Göre Kehf suresinin iniş sebebi:

Mekke döneminde inmiştir. 28. âyetin Medine döneminde indiği de rivayet edilmiştir. 110 âyettir. Sûre, adını; ilk defa dokuzuncu âyette olmak üzere, birkaç yerde geçen “kehf” kelimesinden almıştır. Kehf, mağara demektir. Sûrede temel konu olarak, inançları sebebiyle öldürülmekten kurtulmak için bir mağaraya sığınan gençlerin mucizevi halleri, ayrıca Hz.Mûsâ ile Zülkarneyn konu edilmektedir.

( Ayet 6. ) Demek sen, bu söze (Kur’an’a) inanmazlarsa, arkalarından üzülerek âdeta kendini tüketeceksin!

Bu âyet başta inanç ve ahlâk alanları olmak üzere her yönüyle çöküntüye uğramış bulunan insanlık adına son derece üzülen Hz. Peygamber’i teselli etmektedir. Şuarâ sûresinin 3. âyeti ile Hicr sûresinin 97. âyeti de aynı özellikteki âyetlerdir.

( Ayet 9. )  Yoksa sen, (sadece) Ashab-ı Kehf ve Ashab-ı Rakîm’i mi bizim ibret verici delillerimizden sandın?

“Kehf” mağara ve dağların içindeki dehliz demektir. “Rakîm” ise âyette söz konusu edilen mağaraya konulan kitabedir. Bazı bilginlere göre rakîm, mağaraya sığınan gençlerin mensub olduğu köyün veya kentin adıdır. Rakîm, yüksek dağ ve tepe anlamına da gelmektedir. Bu âyette; Allah’ın, hayret uyandıran delillerinin “Ashab-ı Kehf”ten ibaret olmadığına, sürekli olarak gerçekleştikleri için, sıradan işlermiş gibi algılanan sayısız olayların da birer ilahi kudret göstergesi olduklarına dikkat çekilmektedir.

( Ayet 13.  )  Biz sana onların haberlerini gerçek olarak anlatıyoruz: Şüphesiz onlar Rablerine inanmış birkaç genç yiğitti. Biz de onların hidayetlerini artırmıştık.

Ashab-ı Kehf kıssasının Bizans imparatoru Decuis’in (Dekyanus’un) devrine ait olduğu rivayet edilmektedir.

( Ayet 16.  ) (İçlerinden biri şöyle dedi:) “Madem ki onlardan ve Allah’tan başkasına tapmakta olduklarından yüz çevirip ayrıldınız, o halde mağaraya çekilin ki, Rabbiniz size rahmetini yaysın ve içinde bulunduğunuz durumda yararlanacağınız şeyler hazırlasın.”

Ashab-ı Kehf, bu konuşmadan sonra uykuya dalmışlardır. Bundan sonraki âyetler onların uykudaki hallerini tasvir etmektedir.

( Ayet 29.  )  De ki: “Hak, Rabbinizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkar etsin.” Biz zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki, onun alevden duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır. (Susuzluktan) feryat edip yardım dilediklerinde, maden eriyiği gibi, yüzleri yakıp kavuran bir su ile kendilerine yardım edilir. O ne kötü bir içecektir! Cehennem ne korkunç bir yaslanacak yerdir.

Bu âyette, inanıp inanmama konusunda insanların tamamıyla hür irade sahibi oldukları vurgulanmaktadır. Yoksa, inanmamanın bir sorumluluk getirmeyeceği kastedilmiş değildir.

( Ayet 57.  ) Kim, kendisine Rabbinin âyetleri hatırlatılıp da onlardan yüz çeviren ve elleriyle yaptığını unutandan daha zalimdir? Şüphesiz biz, onu anlamamaları için, kalplerine perdeler gerdik, kulaklarına da ağırlıklar koyduk. Sen onları hidayete çağırsan da artık ebediyen hidayet bulamazlar.

Kalplere perde gerilmesinin, kulaklara ağırlık konmasının sebebi insanın haktan yüz çevirmesi, kalbinin katılaşıp imanı kabul etmemesi yani kişinin kendi eylemleridir.

( Ayet 65.  ) Derken kullarımızdan bir kul buldular ki, biz ona katımızdan bir rahmet vermiş, kendisine tarafımızdan bir ilim öğretmiştik.

Âyette söz konusu edilen kul, çoğunluğun görüşüne göre Hızır (a.s.)’dır. Fakat Kur’an bu “kul”un kim olduğundan söz etmemiştir.

( Ayet 73.  ) Mûsâ, “Unuttuğum için bana çıkışma ve bu işimde bana güçlük çıkarma!” dedi.

Bu kıssada çeşitli hikmet ve mesajlar yanında öğretmen-öğrenci ilişkileri ve sabırlı olmak konularında ilginç ve ibretli öğütler de yer almaktadır. Hoşgörülü davranmak, bilmeyerek yapılan hata ve kusurlara karşı bağışlayıcı olmak, merak ve ilginin aşırı noktaya varmaması, eğitim adabı gibi konular bunlardandır. İrşat usulü ve din eğitimi konularında ihtisas yapacak olanlar, Kur’an’ın terbiye ve tebliğ metotlarıyla ilgili âyetlerin yorumuna öncelikle eğilmelidir.

( Ayet 76,  )  Mûsâ, “Eğer bundan sonra sana bir şey hakkında soru sorarsam, artık benimle arkadaşlık etme.

Müslim ve Ebû Dâvûd’un rivayet ettiği bir hadis-i şerifte Hz.Peygamber, “Allah bize ve Mûsâ’ya rahmet etsin! Eğer sabretseydi şaşılacak şeyler görecekti. Fakat o arkadaşından utandı” buyurmuştur. (Müslim, Fezâil, 172)

( Ayet 76,  )  Doğrusu, tarafımdan (dilenecek son) özre ulaştın (bu son özür dileyişim)” dedi.

Âyetin son cümlesi, “O takdirde beni terk etmekte mazur sayılacağın bir noktaya ulaştın” şeklinde de tercüme edilebilir.

( Ayet 78.  ) Adam, “İşte bu birbirimizden ayrılmamız demektir” dedi. “Şimdi sana sabredemediğin şeylerin içyüzünü anlatacağım.”

Âyetlerde söz edilen bu üç olay, insanın dünya hayatında karşılaştığı her işte, ilahi hikmetlerin nasıl tecelli ettiğini göstermektedir. Tabiatta ortaya çıkan hiçbir olay şer olarak nitelendirilemez. Her olayda mutlaka hayır hedeflenmiştir. Bunlardan bazılarının zararlı ve şer gibi görünmesi, kişinin kendi iradesini kötüye kullanmasından kaynaklanmaktadır. Bu, kainatta işleyen ilahi rahmeti gölgelemez.

( Ayet 94.  ) Dediler ki: “Ey Zülkarneyn! Ye’cüc ve Me’cüc (adlı kavimler) yeryüzünde bozgunculuk yapmaktadırlar. Onlarla bizim aramıza bir engel yapman karşılığında sana bir vergi verelim mi?”

Ye’cüc ve Me’cücle ilgili olarak ayrıca bakınız: Enbiya sûresi, âyet, 96.

( Ayet 96.  ) “Bana (yeterince) demir madeni

Kur’an’da “zübera’l-hadid” şeklinde geçen ibare “demir parçaları”, “demir kütleleri” diye çevirilmiş ise de biz “demir madeni” diye çevirmeyi tercih ettik.

Kehf Suresinin Meali; Uludağ üniversitesi islam Hukuku öğretim üyesi Prof . Dr. Hamdi DÖNDÜREN tarafından hazırlanmıştır ve Ahmed Deniz tarafından okunup seslendirilmiştir. Okuduğunuz Tefsir Rivayet bölümü Diyanet işleri başkanlığı sitesinden alınmıştır. Sesli Kehf suresini mp3 formatında Cep telefonunuza indirebilir ayrıca Görüntülü videosunu da bedava bilgisayarınıza indirebilirsiniz. Cep Telefonu için MP3 Formatında ücretsiz 15. Cüz indir. Bilgisayar için kaliteli Formatta bedava 15. Cüz indir.

 

yorum yaz
Kur'an-ı Kerim Mealini Nüzul (Vahiy , indiriliş) Sırasına göre Tek Seferde Eksiksiz Dinle.

Gelişmiş Rastgele Yazılar

Tags

Archives